İç Ses – İç Sesin Seni Sabotaj Ediyor Olabilir
“Zaten bugün her şeyi batırdım, artık yarın başlarım.”
“Ben iradesizim, kendime bile söz geçiremiyorum.”
“Bir dilim daha yedim, mahvettim her şeyi.”
Bu cümleler sana tanıdık geliyor mu? İşte bu cümlelerin kaynağında, çoğu zaman fark etmediğimiz biri var: Sabotajcı iç ses. Ve bu iç ses yalnızca zihnimizde konuşmaz. Tabağımıza, lokmamıza, yeme hızımıza, hatta seçimlerimize kadar yansır.
Yani aslında nasıl düşündüğümüz, nasıl yediğimizi etkiler. Ama tersi de doğrudur: Nasıl yediğimiz, nasıl düşündüğümüzü de şekillendirir.
Sabotajcı İç Ses Nedir?
Sabotajcı iç ses, geçmiş deneyimlerden, eleştirilerden, sosyal medya baskısından ve öğrenilmiş kalıplardan doğan içsel bir eleştirmendir. Yeme davranışlarımızda bu ses şöyle ortaya çıkar:
- “Bir lokmadan bir şey olmaz” deyip tüm paketi bitirir.
- “Zaten her zaman başarısız oluyorum” diye diyeti bırakır.
- “Mükemmel yapamayacaksam hiç yapmayayım” deyip pes eder.
- Ve son olarak da: “Yine olmadı, ben zaten yapamam” diye kendini suçlar.
Bu döngü, kişinin kendine olan güvenini kırar. Ve dikkat et, bu ses sana ait değil. Zihninde taşıdığın ama aslında sana hizmet etmeyen inançlardan oluşan ve hedeflerini sabotaj eden bir iç ses.
Düşünce, His, Davranış Döngüsü
Psikodiyette bu döngü çok kıymetlidir. Çünkü bir düşünce, bir hissi doğurur. O his de bir davranışı… Ve en sonunda o davranış, seni yeniden aynı düşünceye götürür.
Örnek: “Ben bu hafta kilo veremedim, kesin beceremeyeceğim” Hayal kırıklığı, umutsuzluk, kendini yemeğe verip kaçmak. “Gördün mü? Zaten yapamıyorum”
Bu döngüyü kırmanın yolu, ilk adımda yani düşüncede farkındalık kazanmaktır. Kendine Sor: Bu sesin sahibi kim? Sabotajcı iç sesi fark etmek için durup kendine şu soruları sorabilirsin:
- Şu an içimdeki ses bana destek mi oluyor, köstek mi?
- Bu düşünce bana daha iyi hissettiriyor mu, yoksa suçluluk mu yaratıyor?
- Bu düşünceyi bir arkadaşım bana söyleseydi, ne hissederdim?
Çünkü çoğu zaman kendimize, kimseye söylemeyeceğimiz şeyleri söylüyoruz. Ve yeme davranışımız da bu duygusal iklimin içine doğuyor. Olumsuz iç sözleri şefkatli cümlelere dönüştür:
“Bunu yedim, her şey bozuldu.” yerine “Bir lokma her şeyi bozmaz, şimdi yeniden denge kurabilirim.”
“Ben başarısızım.”yerine “Şu an zorlanıyorum ama bu sürecin bir parçası.”
“Bu kiloyla kimse beni sevmez.” yerine “Ben değerliyim ve bedenimle birlikte gelişiyorum.”
Sonuç: Tabağındaki Lokmalar, İçindeki Sesin Aynasıdır
Nasıl düşündüğümüz, tabağımıza yansır. Ama yemekle olan ilişkimizi dönüştürmek istiyorsak, önce iç sesimizi dönüştürmeliyiz. Suçlayan, küçümseyen, eleştiren bir ses değil; anlayan, yumuşatan, destekleyen bir ses… İşte psikodiyetin gerçek dönüşümü burada başlar.
Küçük Egzersiz: Bugün yeme davranışınla ilgili aklından geçen 3 sabotajcı cümleyi yaz. Yanlarına, bunları dönüştürebileceğin 3 şefkatli karşılık ekle. Hangisi sana daha iyi hissettirdi?
